Sıfırları ve GTI kavramını bir kenara atan Peugeot, 200 yıllık tarihinde en iyilerden birisine imzasını atmış durumda. Merak uyandıran RCZ’i eğrisiyle doğrusuyla mercek altına aldık.
Yazı: Saner Müftüoğlu Fotoğraflar: Onur Ziya Demir
Hava yağmurlu ve İstanbul bir haftadır güneş yüzüne hasret. Böylesine kötü bir zamanda Peugeot’nun yeni gözbebeğini test etmek ne kadar eğlenceli olabilir ki? Biz aynen bu şekilde düşünürken aracın ıslak zemindeki müthiş kabiliyeti karşısında, bir anda havanın daha fazla yağmurlu olmasını istedik. Nitekim ıslak zeminde başarılı olan yol tutuş kuru zeminde kim bilir ne çığlıklar attıracaktır. Bu sebeple aracı sizlere anlatmadan yağmurla başlayıp yağmurla biten RCZ maceramızda aracın kesinlikle iyi yol tuttuğunu söyleyebilirim. Ayrıca yağmur altında RCZ’i temizlemek de müthiş bir zevk. Meraklı bakışlar altında geçen 1 hafta boyunca RCZ’e olan ilginin çok fazla olduğunu söyleyerek işe başlayabilirim. Çoğu kişi önce arkasına takılıyor sonra ön kısmına bakarak “Aaa Peugeot’muş” diyerek yoluna devam ediyor. Bir çok kişinin ilk tahmini Audi TT oldu. Özellikle arka kısma yoğunlaşanlar doğal olarak aracın çok yüksek hacimli bir motoru olduğunu düşündü. Gözlemlerimize dayanarak söylüyorum, beş kişiden üçü bu sportif aracın en az 3000 cc’lik bir motorla yürüdüğünü tahmin etti. Bu kişiler üzerinde ne denli hızlı ve akıcı bir otomobil imajı bıraktığını gözler önüne seriyor. Evet, bence de 1.6 litreden çok çok fazlasıymış gibi saldırgan ve estetik. Porsche, Audi ve Nissan’ın hızlı modellerinden esintiler sunuyor. Arka kısmın konsept otomobiller gibi sıradışı olması Fransız markanın gelecekteki başarılı planlarından ipuçları veriyor. Fakat bu kadar şık bir aracın 308 modeliyle aynı yüzü paylaşması biraz can sıkıcı. Can sıkan sadece ön kısım değil, yazımı ilerlettikçe o konulara da değineceğim. RCZ madem ki Peugeot’nun GTI kavramına yeni bir bakış açısı, o zaman ön kısımda da en az arka taraf gibi daha karakteristik bir tasarım anlayışı olmalıydı. Bu RCZ’i ciddi anlamda özel kılacaktı. Fakat çift bombeli tavan ve arka cam tasarımı Peugeot’yu bir adım öteye taşıyacak gibi. Ön cam, siyah tavan ve renkli arka cam, alüminyum iki kuşak ile belirgin şekilde bir süreklilik sağlıyor. Bu da RCZ’in kendine özgü yenilikçi kanunlarından birisi. Yarış otomobillerini andıran bagaj kapağına taşınmış yakıt deposunun kapağı ve aynı zamanda kaputa dahil edilen ön çamurluklar müthiş incelikleri. Profilden bakıldığında, “virgül” şeklindeki girintili bölüm, aracın ileri uzanan burnu ile kaslı omuzları arasında daha önce eşi görülmemiş bir bağlantı yüzeyi oluşturuyor. Sanırım asıl ilgiyi uyandıran kısımlar bunlar. Aynalardan bakıldığında oldukça şehvetli görünen kaslı arka çamurluklar, hava difüzörü ve kristal bir pençe ile bölünmüş yakut renkli LED’li arka farlar, aracın görünümüne çekicilik ve güç, teknoloji ve seçkinlik kazandırmış. Kısacası Peugeot mühendisleri, kalbini yıllardır çaldığı spor otomobil tutkunlarının bir kez daha ilk hedefi olacak bir projeye imzasını atmış.
Aracın boyutları, üzerinde çalışılmış üst çizgiler ve çift bombeli tavan, hava akışını kolaylaştırarak optimal bir aerodinamik yapının oluşmasına katkıda bulunuyor. 19 inç geniş tekerleklerine rağmen, RCZ 0,32 Cx ve 0,67’lik mükemmel bir SCx değeri sergiliyor. 308 platformunda şekillendirilmesine rağmen RCZ, 308’e göre sırasıyla 23 ve 40 mm alçaltılmış bir zemin yüksekliği ile ağırlık merkezine sahip. Ayrıca yine 308’e göre ön ve arka tekerlek izleri + 44 mm ve + 63 mm kadar genişletilmiş. Aktif arka kanat da bu aerodinamik etkinliğe katkıda bulunuyor. Şık kanat, otomobilin hızına göre iki pozisyonda açılarak yol tutuşu ile yakıt tüketimi arasında ideal dengeyi sağlıyor. İlk pozisyon (19°) 85 km/s hızın üzerinde açılıyor ve 55 km/s’nin altında kapanıyor. İkinci pozisyon ise (34°) 155 km/s’nin üzerinde açılıyor ve 145 km/s’nin altında tekrar 1. pozisyona geri dönüyor. Bununla birlikte isterseniz, orta konsol üzerindeki bir buton yardımıyla kanadı da 2. pozisyonda açabilirsiniz.
Aracın dış tasarımında bana göre ön bölümü saymazsak oldukça başarılı duruyor. Amaçlara fazlasıyla ulaşılmış. Peki iç mekan konusunda Fransızlar neler yapmış? İdeal sürüş konumu, akıcı ve pürüzsüz torpido paneli, yeni teknolojik malzemeler ile donanmış RCZ’in iç mekanı, sürücüyü araca bindiği andan itibaren sportif ve seçkin bir atmosferle karşılıyor. Diğer Peugeot modellerine göre daha başarılı ve daha modern. Fakat hala aynı çizgi devam ediyor. Özellikle bir Peugeot hatta PSA klasiği olan dijital yol bilgisayarı ekranı ve kült haline gelen MP3’lü ana ünite’nin bu modern RCZ’in içinde ne işi var? (Avrupa versiyonunda dahili navigasyon, motorlu LCD ekran ve DVD özelliği bulunuyor) 207 ile karşımıza çıkıp daha sonra görselliği ve özellikleri artırılan bu müzik sisteminin, yine RCZ’e yakışmayan direksiyon simidinin, gösterge tablosunun ve tüm Peugeot’larda yer alan emniyet kemer ikaz sesinin daha farklı olmasını arzulardım. Güncel 308’lerde yer alan tüm kozmetik öğeler RCZ’de de var. Halbu ki bu moda ikonu haline gelen aracın daha karakteristik üretilmesi çoğu kişinin ilgisini artıracaktır. Fakat buna rağmen iç mekanda plastik malzemenin çok kullanılmaması kaliteyi zirveye çıkarmış. Genelde Fransız otomobilleri basit plastik malzemelerle üretilmiş kokpite ve kapı döşemelerine sahiptir. Fakat RCZ’de her yer deriyle kaplanarak konfor öğesi artırılmış. Entegre kafalıklı bedeni saran ön koltuklar yolcu ile bütünleşiyor. Bu da spor kullanımda vücudu iyice sarmasında etkili oluyor. Deri koltuk seçeneğinde, ön yolcuların baş hizasında kabartma şeklinde işlenmiş yeni Aslanlı logo da yer alıyor. Koltuklar ve konforu gayet iyi fakat arka taraftaki iki kişilik yere çok fazla güvenmeyin. Nitekim 50 kg’nin üzerinde kişilerin oturması ve dahası yolculuk etmesi neredeyse hayal gibi. Zaten bu tip spor bir otomobilde arka taraftakileri çok fazla düşünen olmayacaktır.
Türkiye’ye 1.6 litrelik 3 farklı motor versiyonuyla ithal edilen RCZ, 156 HP manuel/otomatik ve 200 HP manuel gibi oldukça seri ünitelere sahip. Önceki Peugeot modellerinden aşina olduğumuz THP motor, bu kez güçlerinde değişikliklerle karşımıza çıkıyor. 6 ileri manuel yada 6 ileri yeni otomatik şanzımana sahip Yearling donanım seviyesindeki RCZ, 156 HP güç ve 240 Nm tork sunuyor. Sadece beyaz ve siyah renkle satılan aracın 200 HP’lik manuel versiyonu da sadece siyah renkle satılıyor. Test otomobilimizdeki 6 ileri tiptronik şanzıman 156 HP’lik gücü hem sportif hem de konfor odaklı kullanımda gayet dengeli yönetti. Bu vites kutusu, sürüş keyfi ile tüketim arasında ideal bir sentezi başarıyla gerçekleştirerek RCZ’in özgün karakterini güçlendiriyor. Ne yığılma ne de kararsızlık. Hiçbir olumsuz özelliği olmadığı gibi tam otomatik kullanımda da S (sport) seçeneğiyle de seriliğini sürdürüyor. RCZ’te tork konvertisörünün optimizasyonu, çok sayıda parçada sürtünme yoluyla kayıpların azaltılması (azaltılmış sürüklenmeli kavrama diski…) ile aktarma sisteminin randımanını artıracak şekilde geliştirilmiş. Bu da otomatik vites kutusu ile eşleşen RCZ’in tüketiminin 7.3 lt/100 km ile sınırlandırılmasını sağlıyor. Yearling 1.6 THP 156 HP otomatik versiyonuyla standart Sport Paket ile sunulan Sound System teknolojisi de motorun ritmi arttıkça farklı armonikler çıkarmasını sağlıyor. Yani 3000 devire kadar sessiz 3500 devirden 5000’e kadar olan kısımda da tıpkı açık tip spor hava filtresi varmış gibi homurtular duyulmaya başlıyor. Aynen gerçek bir müzik aleti gibi, emme borusundaki bir iğnenin temposuyla titreşen bir zar bir akustik kanal içinde genleştirilerek kontrol altında tutulan bir ses yayımı sağlarken, bir yandan da uzun mesafelerde yolcuları rahatsız etmeyecek bir ses düzeyi de korunuyor.
Motorun performansı tatminkar ve aynı zamanda her devirde canlı. Verimli motorla uyum içinde olan direksiyon sistemi rahat kullanım ve sürüş keyfini artıran optimal bir hassasiyet ile mükemmel bir bilgi geri dönüşü sağlıyor. Kremayer-dişli tipinde olan bu hidrolik direksiyon sistemi; aracın hızına, direksiyon simidinin dönüş hızına ve direksiyon hidroliğinin sıcaklığına bağlı olarak değişen 650 W gücündeki bir hidrolik elektro-pompa grubu ile kontrol ediliyor. Yüksek hızlarda sert, düşük hızlarda da manevra kabiliyeti için yumuşuyor. İşte tam istediğim ve olması geren direksiyon sistemi. RCZ aslında Peugeot’nun imajını iki katına çıkaracak ve üzerinde çalışılmış bir model. Bu da spor otomobil tutkunlarının son yıllarda heyecan duymak isteyeceği otomobillerden birisi demek. 72.700 TL’ye satılan Yearling 1.6 THP 156 HP otomatik, bence son yıllarda en çok haz aldığım otomobillerden birisi oldu. Açıkça söylemek gerekirse Peugeot beni fazlasıyla şaşırttı. Çünkü böylesini asla beklemezdim. Tebrikler sana Fransız.
TEKNİK ÖZELLİKLER
Motor: 4 silindir, DOHC, 16V
Hacim: 1598 cc
Maksimum güç: 156 HP 6000 d/d
Maksimum tork: 240 Nm 1400 d/d
0-100 km/s: 8.4 sn
Maksimum hız: 213 km/s
Güç/Ağırlık: 122 HP/ton
Ağırlık: 1272 kg
Yakıt tüketimi (ort): 7.3 lt
Şanzıman: 6 ileri otomatik
Lastikler: 235 / 40 R19
Fiyat: 72.700 TL