Bu yıl otomotiv sektörü için nasıl bereketli geçiyor anlatamam. Zaten siz de bunun farkındasınızdır herhalde. 2009 sonunda 2010 için yaptığımız tahminler tamamen farklı, pozitif bir ivmede ilerledi. Son dönemde konuştuğum marka temsilcileri ellerinde bir bu kadar daha stok olsa, o kadar daha satabileceklerini vurguluyor.
Nissan mesela Qashqai yetiştirmekte zorlanıyor. Dacia ise Avrupa’dan alabildiği Duster adedini şimdiden tüketti. Skoda’da da Superb’ün durumu hiç fena gitmiyor. Bahsettiklerim biraz perakende tüketicileri kapsıyor. Fiat, Ford, Renault ve Hyundai gibi filolara da araç veren firmalarda da satışlar gayet iyi. Toyota ise geçen ay, yıllar sonra ilk defa ay bazında bineklerde liderliğe oturdu. Son aylarda ben de bir otomobil almaya niyetlendim. Ancak fiyatları inceledikçe hevesim kaçıyor. Çünkü otomobiller çok da ucuz değil aslında. Belki de benim bu durumum mesleki bir deformasyon. Çünkü otohaber’deki ilk yıllarda otoborsa Fiyat Eki’ni düzenlerdim. 4 yıl öncesinin fiyatlarını hatırlar gibiyim. Hele ki geçen yılın ÖTV indirimli aylarını düşününce otomobil almaktan iyice uzaklaşıyorum. Daha doğrusu o günleri arıyorum. Geçen yıla göre popüler bazı modellerdeki fiyat farkları 5.000 TL’yi rahatlıkla aşıyor. Bütün bu fiyat listelerinin arasında bir de bir adam var ki onun listeleri pek incelediğini sanmıyorum.
Ali Ağaoğlu’ndan bahsediyorum. 2 hafta önce yaptığımız, ancak konu yoğunluğundan 1 hafta beklettiğimiz röportajında, Rolls-Royce’u serviste olduğu için aramızda değildi ancak diğer otomobilleri bile kendi çaplarında haber konusu olmaya değerdi. Ağaoğlu’nun otomobillerle olan yaklaşımı aşk mı, mantık mı tartışılır. Ancak hiç de fena bir zevki yok değil mi? Ne diyelim; hepimizin gönlüne göre verilsin!
Otolansman.com sitesindeki tüm içerik sadece bilgilendirme amaçlıdır. site üzerinde hiçbir şekilde araç alım ve satım işlemi gerçekleştirilmemektedir. Olası yazım hataları ve yanlışlıklardan otolansman.com sorumlu tutulamaz.